top of page

Mühürlü Mektuplar

Mektup yazmayı unutalı çok oldu değil mi?
Hadi gelin o ruh dolu, hislerin en samimi ifade tarzlarından biri olan mektuplarımıza geri dönelim.
Gitgide hissizleşen dünyamızda mektuplarla biraz nefes alalım.
Mektupların mührünü sadece üyeler kırabilecek çünkü hislere sansür olmaz.
"Selam eder gözlerinden öperim" tadında değil de; daha samimi, daha sıcak, biraz iç gıcıklayıcı, biraz kışkırtıcı...
Okuyanın özleyeceği, hayaller kuracağı, arzularının kabaracağı, aşkı ve tutkuyu iliklerine kadar hissedeceği eşsiz mektuplar yazalım.
O mektupları görsellerle süsleyelim.
İlk mektuplar bizden, gerisi sizden!
Kime yazdığını sadece senin bileceğin, senin kim olduğunu ise hiç kimsenin bilmeyeceği bir ortamda yayınlayalım.
Dilersen eski günlerdeki gibi kağıda yaz gönder :)

Özlem
Parmak uçlarımın omuz çukurunda bıraktığı o belirsiz sızı, aslında zihninin sana oynadığı en güzel oyundur. Loş ışıkta parlayan saten bir geceliğin soğukluğu ile kanının sıcaklığı arasındaki o ince çizgide, kelimelerimle sana ulaşıyorum. Bu mektup, sadece gözlerine değil, doğrudan o sakladığın heyecana yazıldı...

Meçhul Sevgiliye
Varlığını bilmediğim ama ruhunun yankısını her satırımda hissettiğim sevgilim,

Sen gittin, izin kaldı...
Gecenin bu saatinde, penceremde süzülen yağmur damlaları değil, tenimde gezinen hayalet parmakların izi uyutmuyor beni. Sen gittin, ama hafızamın en mahrem köşelerinden asla çıkmadın.
bottom of page